KISACA 63 YIL

Çocukluğum......
1954 yılının Mart ayının ilk pazar günü, Adapazarı Kurtuluş Mahallesindeki Çöloğlu Konağında dünyaya gelmişim. Babaannemin isteği ile büyük büyük dedem Recep Ağanın adını ilk isim olarak vermişler. Babamın çok sevdiği isimlerden olan, doğruluk hatasızlık ve haklılık anlamlarına gelen Sedat ismini de alınca çift isimli bir nüfus kaydına sahip olmuşum. Bir de, o zamanlar ailemin üreterek ticaretini yaptığı Çöloğlu Markalı bir sabun saklanmış.
Bir müddet sonra ailenin büyümesi ve babamın aile ticaretinden ayrılması nedeni ile, şimdi Yıldız caddesi olarak bilinen sokakta sağda girişten 100 mt ileride yer alan Rakıcı Burhan ağabeylerin bitişiğindeki Sülün ailesine ait 2 katlı ahşap evde en güzel çocukluk günlerimi yaşadım. Kendimi bu evden itibaren hatırlıyorum. Babam o yıllarda Şemsiyeli Parkın girişinde yer alan Şenbeslen Pastanesinde çalışmaya başlamıştı. Arada bir, ayni pastaneye bağlı olan Kapalı Çarşıdaki Melek Sinemasının pastanesine de bakıyordu.
Daha sonra bir süre Çorapçı Nuri ağabeylerin evinde kiracılık yaptık.
1960 da yine bu evde otururken, eski bir kilise olan Cumhuriyet İlkokulunda eğitim hayatına başladım. Babamın Maliyeye Vergi Dairesine Memur olarak girdiği yıllardı. Daha sonra da kısa zamanda, yine Yıldız Caddesi girişinde yer alan Kocatepe Garajının karşısındaki Memur Lojmanlarına taşındık. Tam karşımızda Sarraf'ın bembeyaz ahşap konağı duruyordu.
Babam o yıllarda ayni zamanda Hayırsevenler Cemiyeti adına yardım ve iaşe dağıtmak üzere sık sık köylere giderdi. Cemiyetin ilk yaşlılar yurdunun temelinin atıldığını da hatırlıyorum.
Yaz tatillerinde dedem Hacı Salih Erkul'un Karaağaçdibindeki bakkal dükkanında, terazide kepçe ile şeker pirinç tartma talimleri ve henüz hesap makinesinin ülkemize giremediği yıllarda hızlı toplama ve çarpma yaptığım veresiye defterleri ile tanışmıştım. Sokağın başındaki Manav, gazozcu, bitişiğimizdeki Türkistanlı Züccaciyeci, komşumuz Köfteci Sabri ağabeyin tükürük köfteleri unutulmazdı. Meydanda Ali Ulusakarya eniştemin ve Ali Erkul amcamın bakkal dükkanları arasında yer alan Şerif ağabeyin imalathanesindeki tava yoğurtları ile köftesini hiç söylemiyorum bile...
Hafta sonları dedemin Kulaksız Çiftliğindeki tarlalarına at arabası ile topluca giderek hasat toplanmasına yardım edere, genelliklede anneannemin yaptığı kırma veya çiğ börekleri yayık ayranı ile bitirirdik. Sarısu ile Kanalın birleştiği yerde toplu iğne ile yaptığımız oltalar ile balık yakalamaya çalışırdık.



Yorumlar